(Bugünün Diliyle) KUTADGU BİLİG

Millî değerlerimizi yansıtan eserlerden birisi olan Kutadgu Bilig’i okuyup anlayabilecekleri dil olan günümüz Türkçesiyle gençlerimizin ayağına getirmeye çalıştım. Eseri kısmen özetleyerek, yer yer yazarının ifadesi dışına da çıkarak günümüz Türkçesine aktardım. Bu çalışma Kutadgu Bllig’in baştan sona bir tercümesidir, diye düşünülmemelidir. Kutadgu Bilig’in ele aldığı konu ve savunduğu fikirlerin dışına çıkmadan, kendi sözlerimle düzenlemeye çalıştım. Mükemmelliğini iddia etmiyorum. Ancak gençlerimize Kutadgu Bilig’i okumaları yolunda bir başlangıç sağlayabileceğini sanıyorum.
Kutadgu Bilig, hemen her beyti birer vecize olup güzellik, doğruluk, iyilik üstüne okuyan beyinleri süsleyebilecek cümlelerden ibarettir. Onda atalarımızın bizlere bin yıl öncesinden “Ey oğul, ayağını denk al, adam gibi davran!” tarzında uyarılarını bulmamak mümkün değildir.
Geçen bunca yıl ve değişen mekân çerçevesinde düşündüğümüzde bazı sosyal kurumların farklılaştığını görebiliriz. Mesela o günün yöneticisi, hükümdar (bey)’dır. Kitaptaki olayın bir boyutu bey üzerine kuruludur. Ancak, bey de olsa, bugünkü devlet başkanı da olsa, işin özünde yöneticidir. Onun içindir ki o günün bey’ine yöneltilen tavsiyeler, bugünün cumhurbaşkanına da hitap etmektedir; valisine, kaymakamına, bakanına, müdürüne de yöneliktir. Çünkü bunların hepsi birer yöneticidir; dünya düzeni içinde birer yönetim sorumlusudur. Çünkü uğraşları insanlar içindir, insanlar arası ilişkileri düzenlemektir[1].

  

       Kutadgu Bilig'den Öğütler:

   

     Bilginin Yararı, Bilgisizliğin Zararı
     

     Benim sözlerimin temelinde bilgi vardır. Ey dost sen de gönlünü bilgi sahibi kişilere bağla. Mutluluğa giden yol bilgi ile bulunur. Mutluluğa ulaşabilmek için sen de bilgi edin.

 
     Bilgili insan, değerli para gibidir. Cahil ve bilgisiz insan ise değersiz bir puldur. Bilgili ile bilgisiz denk olur mu? Nice bilgili, bilgi sayesinde üstün; nice bilgisiz, bilgisizliği yüzünden zayıf kaldı.


      Bilgi, insan için kemiğin iliği gibidir. Kemik için ilik ne kadar gerekli ise insan için de bilgi o kadar gereklidir. İnsanın yakışıklılığı akıldan, kemiğinki de ilikten gelir. Bilgisizin hâli iliksiz kemik gibidir; etsiz iliksiz kemiğe kimse rağbet etmez.


      Bilginin değerini bilen kimse için bilgi sahibi birisi, bin bilgisize denktir. Bilginin değerini, onu sınayanlar ölçtü. Şimdi deneyerek, ölçüp tartarak çevrene bir bak; bilgi kadar yararlı başka bir şey bulabiliyor musun?

 

       Bilgisize gerçek söz yayan gelir. Ona öğüt ve tavsiye yarar sağlamaz. Nice kirli şeyler yıkamakla temizlenir de cahillik yıkanmakla temizlenemeyecek kadar berbat bir kirdir.

 



[1] Kutadgu Bilig'in Ön Söz'ünden, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2009

http://www.diyanetvakfi.org.tr